Warning: Cannot assign an empty string to a string offset in /home/metehant/public_html/seyyidedergisi/wp-content/themes/hague/inc/template-custom.php on line 161
Search for content, post, videos

Padişahım Çok Yaşa

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun yıldönümü münasebetiyle size Osmanlı’da uygulanan bir teşrifat geleneğinden söz etmek istedim.. Bu geleneğin adı: ALKIŞ

Alkış Türkçe sözlüklerde “bir şeyin beğenildiğini hoşa gittiğini anlatmak için el çırpmak ya da o yolda söz söylemek” olarak açıklanır. Alkış tutmak, bir kişiyi el çırparak övmektir. Alkış okumak, bir sanatçıyı “Yaşa, var ol!” gibi sözlerle takdir etmektir.Alkış, Türkçe “alkamak” kökünden gelir ve “övmek,meth ü senâ etmek, şükretmek, hamdetmek”anlamlarını içerir. Kâşgarlı Mahmud’un Divânü Lûgati’t-Türk adlı sözlüğünde “Alkış” kelimesi , Hz. Peygamber(s.a.v.)’e getirilen salavat anlamında kullanılmıştır.Hatta halk arasında “Allah’a ısmarladık”, “Hoşça kal”, “Allah kavuştursun”, “Bereketli olsun” gibi iyi dilek içeren sözler de alkış örnekleridir.

Alkış kelimesinin bir de Osmanlı’daki anlamına bakacak olursak;bu kelimenin onlarda farklı mana içerdiğini görürüz. Alkış, Osmanlı devlet törenlerinde padişah ve vezirler için söylenen güzel söz ve dualara verilen bir addır. Alkış Osmanlı devlet teşkilatın da o kadar önemlidir ki bunun için “Alkış Çavuşları” adıyla bu işi yapacak bir grup oluşturulmuştur. Alkış Osmanlı’da şöyle uygulanmıştır: Padişah bir merasim için tahtına oturduğunda,veya atına bindiğinde yahut camiye gittiğinde ya da kutlamaları kabul ederken alkış çavuşları,teşrifatçıbaşı( devlette protokol görevlisi)nın işaretiyle:

-Padişahım çok yaşa!

-Ömr ü devletinle bin yaşa!

-Aleyke avnullah(Allah’ın yardımı senin üstünde olsun)

-Uğurun açık olsun, ikbâlin efzun ikbâlin çokçok artsın),

-Devletinle bin yaşa!

-Mâşallah,

-Gururlanma padişahım senden büyük ALLAH var!

Diyerek bağırırlardı. Alkışçıbaşının, “Hareket-i hümâyun padişahım, devletinle bin yaşa!” diye bağırması üzerine padişah ayağa kalkar; yüksek rütbeli devlet büyüklerinin ve İstanbul kadısının tebriklerini ayakta kabul ederdi. Alkışçıbaşının “İstirâhât-ı hümâyun padişahım, devletinle bin yaşa!” diye bağırması ile de oturur ve küçük rütbeli devlet büyüklerinin tebriklerini oturduğu yerden kabul ederdi.

Alkış, Osmanlı’da bir duadır padişaha yapılan.Aynı zamanda bir ikazdır.:”Senden büyük Allah var!” diyerek.İnce bir tehdittir. Allah’ı hatırlatarak., padişaha “biz bu dünyada senin emrindeyiz ama Allah’ın kulu olma paydasında seninle eşitiz,bunu unutup sakın ola gururlanma” demek isterler. Padişah da bu mesajı alarak nefsi düşüncelerinden arınıp, halkına daha adil olmaya çalışır. Böylece dünyevî ve uhrevî hayat birlikte sürdürülmüş olur.

İşte ülkenin tek hakimi olan bu Osmanlı padişahları; gururlanıp, ola ki Allah’ı unuturum ola ki halkıma zulüm eder, adaletsiz davranırım, ola ki nefsime yenik düşerim endişesi ile bu alkış törenini düzenletmişlerdir.

Onların torunları olan bizler de rahmet ve hayır dualar ile anarak onları alkışlıyoruz: “Mekanınız cennet olsun.ve Allah sizden razı olsun”.

 

Kaynaklar:

Osmanlı Çağının Satır Araları, İstanbul 2006. ss. 86-87.

Abdülkadir Özcan, “Alkış, TDV İslam Ansiklopedisi, II, ss. 470-471.

Kaşgarlı Mahmud; Divan-ı Lugat-ı Türk Tercümesi, II, , Haz. Besim Atalay, Ankara 1939, s. 97.

İskender Pala, İki Dirhem Bir Çekirdek, İstanbul 2000. ss. 28-29.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü, (6. baskı), s.34

Haz. Abdullah Yeğin ve dğr., Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Böyük Lugat, [y.y.], [yayl.y.], [t.y.], s.85.

F. Barbarosoğlu, “Mağrur Olma Padişahım Senden Büyük Allah Var”, Yeni Şafak, 21 Temmuz 2000.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *